Psikolog Sevgi BÜKER TERZİOĞLU
Bize Ulaşın: 0 542 619 01 81

Aile ve Çift Terapisi

Aile ve Çift Terapisi; aileler ve çiftler arasındaki ilişkinin dinamiklerinin belirlenip çalışıldığı, ilişkinin gelişim ve değişimini sağlamayı hedefleyen bir terapi çeşididir. Aile ve çift terapisiyle de, Aile ya da çiftler ilişkilerinin gidişatını daha iyiye götürmek istediklerinde, terapi ortamında gösterecekleri çabayla ilişkilerini daha tatmin edici bir hale getirebilmektedirler.
İnsanların yaşamlarında en önemli şeylerden biri de diğerleriyle kurdukları ilişkilerden elde ettikleri tatmindir. İster anne, baba ve çocuklar arasında ki ilişki olsun, ister eşler arasındaki ilişki olsun, bireyler bu ilişkilerden yeterince doyum sağlayamıyorsa yaşamları için bu durum çok can sıkıcı olur. Yaşam kaliteleri düşmeye başlar, bir sarmalın içine doğru sürüklenirler. Bu yüzden aile ve çift terapisi, insanların sadece ilişkilerinden değil yaşamlarından da doyum sağlamaları açısından çok önemli bir yere sahiptir.
Aslında hiçbir ilişki mükemmel değildir. Mükemmel ilişki diye bir şeyi aramakta yanlış olur. Ailelerde ve çiftler arasında mutlaka tartışmalar, anlaşmazlıklar olur. Kimi zaman aileler ve çiftler, var olan bu anlaşmazlıkları problem çözme becerileriyle bir çözüme ulaştırabilmektedirler. Ama bazı aile ve çiftlerde durum farklı ilerlemeye başlar. Bozulan ilişkilerde taraflar sürekli bir tartışma halindedir. Tartışmalar sıklaşmaya başlar ve çözümlenemeyen tartışmalar sinsilesi haline gelir. Doğal olaraktan ilişkiler gittikçe yıpranır, tarafların birbirlerini suçlayıcı davranışları artar. İlişki içinde sıklıkla öfke patlamalarının yaşandığı kavgalar olmaya başlar.


Yaşanan bu sıkıntılı sürece DUR denilebilir mi?
Evet! Aile ve Çiftler ilişkilerinde yaşadıkları bu sıkıntılı döngüye, aile ve çift terapisinde dur diyebilirler. Yaşanan sıkıntıları giderebilmek için sistemsel bir müdahale gerekir. Aile ve çiftler, bir sistem oluşturdukları için terapide ele alınması gereken bu sistemin ta kendisidir. Her bir bireye ait sıkıntı aile sistemi içinde değerlendirilip, çözüm için diğer bireylerinde yardımcı olması sağlanır. 

Aile ve Çift Terapilerinde hedef olarak;
• Bireylerin kendilerini tanımaları
• Eşlerini tanımları
• Çocuklarını tanımaları
• Nasıl tartışmaları gerektiğini öğrenmeleri
• Problem çözme becerilerini artırmaları
• Farklılıkları kabul etmeleri
yer almaktadır. Aynı zamanda bireylerin, ileriye dönük oluşabilecek sorunlarla ilgili mücadele edebilmeleri ve sağlıklı bir ilişkiyi devam ettirebilmeyi öğrenmeleri amaçlar arasındadır.


Aile ve Çift Terapisine Hangi Sorunlarda Başvurmalıyız?
Aile ve Çift Terapilerinin, çok geniş kapsamlı bir kullanım alanı vardır. Aile ve Çiftler bir sistem oluşturdukları için sistem içerisindeki bir birim rahatsızlığı bütün sistemi etkiler. Dolayısıyla da herhangi bir bireyin sıkıntı yaşaması aile ve çift terapisinin alınmasını mümkün kılmaktadır.

Aile ve Çift Terapisinin alınabileceği durumlardan bazıları,
• Evlilik içinde yaşanan problemler
• Boşanma süreci problemleri
• Evlilik Öncesi danışmanlık
• Yaşam koşullarında yaşanan bazı değişimler (taşınma, iş değiştirme, okul değiştirme vb.)
• Yaşanan travmatik olaylar
• Kronik fiziksel bir hastalığın varlığı
• Aile içi iletişim problemleri
• Evlat edinme
• Tekrar evlilikte üvey ebeveyn- çocuk ilişkisi
• Tek ebeveyn olarak çocuk yetiştirme
Gibi ve daha farklı konular olabilmektedir.

 

Aile ve Çift Terapisi Nasıl Uygulanır?
Aile ve çift terapilerinde,  psikolog her bir kişiye eşit mesafede durarak birbirleri ile olan ilişkilerine ayna tutmaktadır. Aile bireyleri ve çiftler birlikte görüşmelere katıldıkları gibi, psikolog gerekirse bireyleri tek tekte görüşmeye alabilir. Aile ve Çift Terapisinde dikkate alınan konu aile ve evlilik sistemi içinde bulunan kişilerin ilişkileridir. Psikoterapi sürecinde, psikolog müdahaleyi tek tek bireylere değil ilişkiye yapar. Bireylerin ilişki içindeki davranış biçimlerini fark edip, daha sağlıklı davranışları benimsemeleri sağlanır.
Aile ve Çift Terapilerinde değişimin temel ölçüsü; ilişkilerin değişimidir. Aile Terapisi; çeşitli yaklaşımları içerse de, temelde müdahalelerini ilişkilere yönlendirdiği için tümünde sistemik anlayışın hakim olduğunu söyleyebiliriz. Buna göre; örneğin, ailenin herhangi bir üyesi(çocuk/anne/baba) depresyon ya da kaygı bozukluğu olarak tanımlanan davranışlar sergilese de bu aslında bireyin değil aile içindeki ilişkilerin (sistemin) ortaya çıkardığı bir sonuçtur. 
En çok kullanılan Aile Terapisi yaklaşımları Sistemik, Stratejik ve Yapısalcı Aile Terapisi yaklaşımlarıdır.