Stres yönetimi ile ilgili olarak ilk bilinmesi gereken şey stresin ne olduğu ve stres anında nasıl belirtilerin ortaya çıktığıdır. Çünkü herhangi bir durum yada olaya müdahale edebilmek için önce mevcut olan durum ve olayı detaylı bir şekilde tanımak ve tanımlamak gerekir. yaşadığımız şeyin ne olduğunu ve nasıl ortaya çıktığınızı anlamak onunla daha kolay mücadele etmemize olanak sağlar.
 
Stres, çevremizden gelen herhangi bir uyarana karşı bireyin verdiği tepkidir. Çevremizden gelen uyaranlara da stresör denir. Aslında stres insanlar için faydalı bir durumdur. Kişiyi uyarır, ve gereken tepkiyi ortaya koymaya doğru sevk eder. Stresin zararlı olan tarafı insanların gerekli tepkiyi ortaya koymasını zorlayan ve baskı oluşturan bir hal almasıdır. Şöyle ki, her ne kadar haklı olsak da patronun karşısında susmak, istemediğimiz bir işte şartlarımızdan dolayı çalışmak zorunda kalmak gibi…
 
Günlük yaşantımızda stres, bizi etkileyen ve zorlayan bir durumu ifade etmek için kullanılır. Bu açıdan baktığımız da çevremizdeki ve ya zihinsel dünyamızdaki herhangi bir durumun değişmesi ve bizi etkilemesi gerekmektedir. Stresten ne kadar etkilenileceğini de kişinin kendi özellikleri belirler. Aynı değişimden her birey aynı şekilde etkilenmez, etkilenme dereceleri farklı olabilir.
 
Stresin var olduğu durumda vücutta değişik tepkiler ortaya çıkar. Bu tepkilere Genel Uyum Sendromu denir. Genel Uyum Sendromu üç aşamalı bir tepkiler bütünüdür: Alarm, Direnme ve Tükenme Aşaması. Alarm aşaması; bir stres kaynağı ile karşılaşıldığında sempatik sinir sisteminin etkin hale gelip kişinin savaş veya kaç tepkisi vermesini sağlar. Direnme aşaması, stres kaynağına uyum gösterme ve üstesinden gelem aşamasıdır. Bu aşamada stres kaynağıyla baş edilirse parasempatik sinir sistemi devreye girer. Sarf edilen enerji geri kazanılır, gerçekleşen bir tahribat varsa bu giderilir. Birey bu aşamada stres kaynağına karşı tüm gayretini ortaya koyar. Tükenme aşaması; stres kaynağına uyum sağlanmadığı, gösterilen gayret ile baş edilemediği ve stres kaynağının devam ettiği durumdur. Kişi bitmiş ve tükenmiş bir durumdur, parasempatik sinir sistemi devrededir. Bu aşamada stres ile mücadele edilemediği gibi bunun yanı sıra diğer stres faktörlerine de açık bir hale gelir.
 
Birey stres veren bir durum yaşadığında çok değişik alanlarda belirtiler yaşamaktadır. Bunlar; fiziksel, zihinsel, sosyal ve duygusal belirtilerdir.
 
Fiziksel belirtiler arasında kalp atışının hızlanması, kas ağrıları, baş ağrısı, diş gıcırdatma, bağırsak problemleri, tansiyonun yükselmesi vb. yer almaktadır. Zihinsel belirtiler arasında da, dikkat azalması, karar verme ve muhakemede güçlük, hafızanın zayıflaması, verimin düşmesi vb. yer almaktadır. Depresyon, kaygı ve endişe, gerginlik, asabiyet, özgüvenin kaybedilmesi, aşırı hassasiyet, ağlamalarda artış vb. belirtilerde duygusal belirtilerdendir. İnsanlardan kaçmak, durumlardan ötürü başkalarını suçlamak, küsmek, insanlara karşı güven duygusunun azalması, sosyal ortamlardan kaçınma vb. belirtilerde sosyal belirtilerdir.
 
Bütün bu belirtileri ortaya çıkaran stresi, ortaya çıkaran bir çok faktör vardır. Bunlar:
1. Bireyin kendisiyle ilgili kaynaklar
2. İş ortamından kaynaklı
3. Yaşanılan çevreden kaynaklı stres faktörleridir.
 
Bütün bu faktörlerden kaynaklı stresle mücadele etmek, yaşam kalitesini artırmak amacıyla; verilen tepkiyi ve davranışları değiştirmeye stres yönetimi denmektedir.
 
Stres yönetiminde bireysel olarak çok değişik çabalar verilir. Bu çabaların ortak yönü bedende meydana gelen zararları yok etmek amacını gütmektedir. Bunu da zihinsel, duygusal, davranışsal alışkanlıkları kontrol altına alıp daha sağlıklı olanları ile değiştirme suretiyle yapılmaya çalışılmaktadır. Bireysel olarak stresle başa çıkma davranışları arasında;
  • Bedensel egzersiz yapmak,
  • Nefes egzersizi yapmak,
  • Gevşeme egzersizi yapmak,
  • Sosyal ve kültürel faaliyetlerde bulunmak,
  • Doğru beslenmek,
  • Rahatlama uygulamaları yapmak,
  • Kendine özgü bir hobi edinmek,
  • İletişim becerilerini artırmak vb. yer almaktadır.