Kişinin doğrudan yaşadığı, şahit olduğu, fiziksel bütünlüğünü tehdit eden olaylar karşısında artan kaygı, yaşadığı travmatik olayla ilgili uyaranlardan kaçınma, duygusal tepkilerin azalması gibi tepkileri yansıtan bir hastalıktır. Bu hastalık tanısın çıkmasında Vietnam savaşının büyük etkisi olmuştur. Normalde savaşların askerler üzerindeki stres faktörü bilinmekteydi fakat bir hastalık olarak ayrı incelenmemişti.

Bu hastalıkta önemli olan nokta, stres kaynağı ortadan kalkmış, üzerinden 1 ay geçmiş olmasına rağmen kişilerin herhangi bir uyaran karşısında kaygı, kaçınma gibi davranışlar sergilemesidir. Çünkü yaşanılan her travmatik durumdan sonra insanlar Travma Sonrası Stres Bozukluğu geçirmiyorlar. Örneğin, otomobil kazası yapmış biri bunun etkilerini yaklaşık bir ay kadar yaşayabilir. Arabaya binmekten çekinebilir ama bu kaçınma davranışı daha uzun devam etmeden kişi önceki hayatına dönüş yapabilir ve travma sonrası stres bozukluğu tanısı almaz.

Travma Sonrası Stres Bozukluğu yaşayan hastalarda travmatik olaylar sıklıkla hatırlanır, olayı hatırlatan uyaranlara karşı aşırı duygusal tepkiler verir, kişi olayı tekrar yaşıyormuş gibi olur. Kimi zamanda hatırlatan uyaranlardan kaçınma, olayı akla getirmeme hatta geçmiş olaya yönelik hafıza kaybı bile gözükebilmektedir. Bütün bunların yanında kişilerde aşırı bir uyarılma olabilmektedir. Bunun sonucunda da uykusuzluk, uykuya dalma da sorunlar, dikkati toplayamama gibi belirtiler görülebilmektedir.

Bu bozukluğun tedavisinde fobi yada diğer kaygı bozukluklarında olduğu gibi maruz bırakma yöntemi kullanılmaktadır. Yalnız burada maruz bırakma da dikkat edilmesi gereken şey, maruz bırakılacak olayın travmatik olmasıdır. Bu durumda birebir olayın kendisiyle değil de imgeleme yöntemi kullanılarak maruz bırakmanın gerçekleşmesi gerekir.