Bundan 20 yıl kadar önce televizyonun hayatımıza girmesi ve oluşturduğu olumsuz etkilerden, bağımlılığından bahsediyorduk. Sonraki yıllarda hayatımıza bilgisayar ve oyunlar ve en nihayetinde de internet hayatımızın içine girdi. Gerçi ülkemizdeki hala bir yaş grubu için televizyon vazgeçilmez bir alet olarak yerini korumaktadır. Çünkü bu yaş grubunda ki insanlar için bilgisayara ve internet çok hayatları içinde yer almamakta ve bilgisayar ve interneti kullanmaya karşı motivasyonları bulunmamaktadır. Bunun sebebi, yaşantıları içinde bilgisayar ve internete ihtiyaç duymamaktalar ve bilgisayar ve interneti öğrenmenin onları zorlayacak olmasıdır. O yüzden televizyon bağımlılığı ülkemizde mevcut olan bir durum olarak devam etmektedir. Sadece bunun yanına 2000’li yıllarla beraber internet bağımlılığını eklemiş olduk. 
İnternet, hayatımızı birçok yönüyle kolaylaştıran bir araçtır. Örneğin, insanların erişmek istedikleri bilgiye ulaşmalarına, birbirlerinden ayrı ve uzakta olan insanların iletişime geçmelerine olanak sağlamaktadır. İnternetin faydaları arasında, alışveriş yapabilmek, bir konuyu e-posta yoluyla milyonlarca kişiye ulaştırabilmekte yer almaktadır. Bu kadar çok yararı olan bir şeyin zararları da mevcuttur.
Günümüzde artık internet bağımlılığı diye bir kavramdan bahseder olduk. Bağımlılık denilince alkol, sigara, uyuşturucu maddeler akla ilk gelenler arasındaydı. Şimdi bunlara internet bağımlılığı eklendi. İnternet bağımlılığını elektronik uyuşturucu diye tanımlamak sanıyorum çok yanlış olmaz. Çünkü insanlar giderek artan zaman dilimlerinde ellerindeki tablet, telefon ve bilgisayarları üzerinden internete bağlanıp saatlerini bu aletlerin başında geçirmeye başladılar.
İnternet bağımlılığından hangi şartlarda bahsedebiliriz diye soracak olursak, öncelikle internet kullanıma ayırdığımız amanın giderek artmasını söyleyebiliriz. Geçirdiğimiz zamanı sınırlamakta zorlanmak, yakın çevremiz ile ilişkilerimizi, akademik başarılarımızı olumsuz etkilemesine rağmen kullanmaya devam etmek, internetin yokluğunda kaygı belirtilerini göstermek olarak sayabiliriz. 

 İnternet bireylerin özelliklede gençlerin bilgiye ulaşmalarını, dolayısıyla problem çözme becerilerini artırırken, diğer taraftan aşırı ve kontrolsüz kullanımı kişisel becerilerin gelişimini önlemektedir. İnternet bağımlılığı ile ilgili yapılan araştırmalarda en çok algılanan sosyal destek, yalnızlık, olguları üzerine durulmaktadır. Algılanan sosyal desteğin azlığı, kişilerin internet bağımlılığına iten bir kavram olarak karşımıza çıkarken, yalnızlık konusunda farklı görüşler öne sürülmektedir. Örneğin; bir grup araştırmacı internetin kişilerin yakın sosyal çevreleri ile olan ilişkilerini olumsuz etkileyip insanları yalnızlığa ittiğini savunurken, bir grup araştırmacı ise yalnızlık çeken kişilerin internet üzerinden sosyalleşme olanağını elde ettiklerine vurgu yapmaktadır.
    Araştırmalar, daha yeni yeni yapıldığı için internet bağımlılığı hakkında geçen zaman içinde birçok bulguya daha fazla ulaşılacağından eminim. Yalnız bir gerçek var ki, internet üzerinde harcadığımız zaman her geçen gün artmaktadır.
Kendinize ve sevdiklerinize-özellikle çocuklarınıza- internet kullanımında sınır koyamıyorsanız, koyduğunuz sınırlara uymuyorsanız ve bu sizde kaygı uyandırıyorsa bu konuda psikolojik bir destek almanızın zamanı gelmiş demektir. Bunun için konunun uzmanı bir psikologdan yardım almanız çok yerinde bir davranış olacaktır.